Cuma, 21 Ağustos 2026

TGC’den Şok Öneri: Akreditasyon Ayrımcılığını Durdurmalı

Mehmet Demir 3 dk okuma 0 yorum

TGC’den Silivri’de İBB davası ve Sağlık Bakanlığı toplantısındaki akreditasyon uygulamalarına yönelik sert yanıt geldi. (İstanbul) – Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Silivri’de devam eden İBB davasını izleyen gazetecilerin çalışma koşullarının düşürülmesi, duruşma salonunda adeta dürbünle izlenmesi ile karşı karşıya kaldıkları iddiasıyla protesto yaptı. 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü İstanbul’da düzenlenen Sağlık Bakanlığı toplantısında ise iktidara yakın medya kuruluşları davet edilirken Halk TV, Sözcü TV, Cumhuriyet, Birgün, Diken gibi yayıncılık platformları çağrılmadı.

TGC’nin açıklamasında “Gazetecilerin çalışma alanlarının daraltılması, haber takibinin zorlaştırılması ve fiziksel koşullar nedeniyle duruşmanın sağlıklı biçimde izlenmesinin engellenmesi basın özgürlüğüne müdahaledir” denildi. Bu sözlerin ardından, “Gazetecilerin duruşma salonunda duruşmayı adeta dürbünle takip etmek zorunda bırakılması kabul edilemez” ifadesi öne çıktı. Söz konusu duruşma salonunda gazetecilerin fiziksel engel olmadan izleyebilmesi ve haber kaynağına ulaşabilmesi gerektiği vurgulandı. Sokağa çıktıda, halkın gerçeklerden haberdar olması için çalışan gazetecilerin özgürce çalışması engelleniyor, bu durum basın özgürlüğünü ciddi şekilde tehdit ediyor.

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun 15 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul’da ayarladığı toplantıda akreditasyon uygulaması yapıldı. İktidara yakın medya kuruluşları davet edildi, ancak Halk TV, Sözcü TV, Cumhuriyet, Birgün, Diken gibi yayıncılar çağrılmadı. TGC, bu durumu “Kamu yararı ilkesiyle halkın gerçeklerden haberdar olması için çalışan gazetecilerin görevlerini özgürce yapabilmelerinin önündeki engellere yeni bir yenisi eklendi” şeklinde nitelendirdi. Bu ayrımcılık uygulaması, Sağlık Bakanlığı’nın her siyasi görüşten yurttaşa sağlık hizmeti sunma misyonunu baltalıyor. Gazetecinin görevi sorusunu sormak, yanıtın bakanın takdirine kalıyor; kimse haber yapacak gazeteciye karar vermeye yetkili değil.

TGC, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazetecinin tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma hakkının bulunduğunu hatırlattı. Bu bağlamda, yetkilileri akreditasyon uygulamasını ayrımcılık amacıyla kullanmamaya çağırdı. “Gazeteciler arasında eşitlik ilkesine uymalı, halkın haber alma hakkını engellememeliyiz” diyerek, basın özgürlüğünün temelini oluşturacak bu hakların korunması gerektiğini vurguladı.

Bakalım bundan sonra basın özgürlüğü konusunda ne gibi adımlar atılır? Hangi kurumlar bu konuda sorumluluk alacak, akreditasyon uygulamasını nasıl denetleyebilmek için yeni düzenlemeler yapılacak? Bu soruların cevabı, gelecekteki haberlerin nasıl şekilleneceğini belirleyecek.

Kaynak: Orijinal Haber

Mehmet Demir
Mehmet Demir

Ekonomi, siyaset ve güncel olaylar üzerine yazılar yazan editör. Tarafsız ve güvenilir haberciliğe önem verir.

Yorum Yap