Sebahattin (Muzaffer) Şirin, ultrAslan taraftar grubunun tribün lideri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.07.2024 tarihinde gözaltına alındı. Şirin, “ruhsatsız silah ve mermi bulundurma”, “sosyal medyadaki beyanları ile müsabaka düzeninin bozulması”, “müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarıyla yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi talebiyle adliyeye sevk edildi. De/da, Şirin’in evinde yapılan aramada bulunan döviz, altın ve mücevheratın yıllara dayalı birikim olduğunu belirttiği, “düğün hediyeleri kaynaklı” açıklaması da gündeme geldi.
Öğle saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen Şirin’in sağlık kontrolünde “Sayın Abdullah Öcalan’a özgürlük” diye bağırması, kurtarıcıların gözünde bir kahraman mı yoksa bir suçlu mu olduğu tartışmasına yol açtı. Olay yerinde sesler yükseldi, “Biliyorsun reis hep seninleyiz” pankartlarıyla destek veren taraftarlar, “Kahrolsun İsrail, Filistin’e özgürlük” sözleriyle adliye toplanmıştı. Şirin, “Galatasaray’a gönül bağı” olduğunu, kulüp ile hiçbir bağlantısı olmadığını, kulübün sadece öğrenciler için %50 indirim sağladığını savundu.
Ultraslan taraftar grubunun çağrısıyla adliye önünde toplanıp tezahürat yapanlar, Şirin’e “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarının yanlış olduğunu iddia etti. Olay sırasında, “terörsüz Türkiye sürecine” destek verdiğini, “Sayın Öcalan’a özgürlük” sözleriyle bir suç kastı olmadığını söyledi. Ancak savcılığın ifadesinde Şirin’e “karaborsa bilet dolandırıcılığı” iddiaları da gündeme geldi; Şirin bu iddiaları kesinlikle reddetti.
Bakın ne oldu? Şirin’in evinde bulunan gümrük ve bilet soruları, adliyeye sevk edilme sürecinin ardından gündemde kalacak. Ne zaman bir karar verilecek, İstanbul’un tribünleri ne zaman tekrar normalleyecek? Gelişmeleri izlemeye devam ediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber