Çarşamba, 19 Ağustos 2026

İstanbul Emekliler Şehirde Kalıp İşinde Çalışıyor: Ölene Kadar Çalışacağız

Zeynep Arslan 3 dk okuma 0 yorum

Osmaniye Kadirli ilçesinde yaşanan bu ilginç gerginlikte, emekli Halil İbrahim Çıplak, kalıp işiyle meşgulken “Büyük ihtimalle ölene kadar çalışacağız” diyerek kalpli bir tablo çiziyor. Ağır işlerde, 23 bin 500 lira maaş alıyor, üç çocuğunun okul masrafları için yeme içmeyi bile geçmekte zorlanıyor. Ne zaman çalıştığını söylerken, “maalesef geçinmek için inşaatta çalışıyorum” diye devam ediyor. Neden? Aylıkları yetmediği için zorunlu bir seçenek; nerede? Osmaniye’nin Kadirli ilçesindeki bir inşaat sahasında; kim? Halil İbrahim Çıplak; ne oluyor? Emekli, kalıp işinde çalışıyor ve geleceği için çaba harcıyor. Nasıl? Müşterek bir çaba, kalıp işinde zorlu koşullarda; bu durum, şehirdeki emeklilerin birçoğunun yaşadığı bir gerçeklik.

Ali Yüksel, bir başka emekli, 350 lira bir kilo çayın fiyatını şaşkınlıkla söylüyor. “Benim günlüğüm 2 paket çay bile etmiyor” diye gözlüyor. 1 kilo domates 65 lira, 5 kilo yoğurt 250 lira; bu fiyatlar, 12 bin-25 bin lira arasında ev kirasını karşılamıyor. Neden? İşin maliyeti, emekli maaşının altına düşüyor; ne zaman? Günlük, sabah 07.00’da başlayıp akşam 18.00’da bitiyor; nerede? Kadirli’de inşaat sahasında; kim? Ali Yüksel; nasıl? Zorlu şartlar altında, mazot maliyetleri, ev kirası ve temel ihtiyaçlar için mücadele ediyor. Yazım hatası: “mzot” yerine “mazot” yazılmalı.

75 yaşındaki bir diğer emekli, “Bu yaşta çıraklık yapıyorum” diyerek ustaların yanında çalıştığını belirtiyor. “Harç yapıyorum, boru veriyorum” diye devam ediyor. İşin zorluğu, sıcaklık 40 dereceye kadar çıkıyor; nerede? Kadirli’de; ne zaman? Sabahın köründe, akşam 18.00’da; kim? 75 yaşında emekli; ne oluyor? Yaşlı bir gövde, 60 yaşında bile devam eden çalışmaya rağmen, işin zor şartlarıyla baş başa. Yazım hatası: “köründe” yerine “köründe”.

Bir başka emekli, “Maaş yetmiyor, geçinmek için inşaatta çalışıyorum” diyerek, emeklilik sürecinin 2 yılını geçirdiğini ve hala aynı şartlarda çalıştığını anlatıyor. 60 yaşında, sıva işinde, 40 derece sıcaklıkta çalışmanın zorluklarını vurguluyor. “Maaşlar artacak gibi de gözükmüyor” diye ekliyor. Olayın büyüklüğü, emeklilerin emeğinin yetersiz bir maaşla karşılanması ve şehirde yaşanan ekonomik sıkıntının bir yansımasıdır. Yazım hatası: “gözükmüyor” yerine “görükmüyor”.

İstanbul’da bu tür durumlar da sıkça gündeme geliyor. Emekli inşaat çalışanları, yaşlarına rağmen işlerine devam ediyor; bu durum, toplumsal bir sorunu gündeme getiriyor. Söz konusu emeklilerin, yaşlılık dönemlerinde bile çalışmak zorunda kalması, ekonomik adaletsizlik ve işçi hakları konularında geniş tartışmalara yol açıyor. Bu hikaye, emeklilerin yaşlılık döneminde karşılaştıkları zorlukların bir yansıması… Bakalım bundan sonra ne olacak?

Kaynak: Orijinal Haber

Etiketler:
Zeynep Arslan
Zeynep Arslan

Ekonomi, siyaset ve güncel olaylar üzerine yazılar yazan editör. Tarafsız ve güvenilir haberciliğe önem verir.

Yorum Yap