İstanbul’un işlek caddelerinden, akşam akşam ışıklar yanıyordu. İnsanlar “Human‑Made” diye bir etikete hayranlıkla bakıyorlardı. Bu etiket, sektörler arasında “Organik” etiketi gibi bir anlam taşıyor. İnsan zihninde ise “yapay canlı ve gerçek bir insan temsilcisi” olarak algılanıyor. Kaynak: Sonsöz Gazetesi.
Sonsöz Gazetesi’ye göre, dünya genelinde yapay zeka tartışmaları uzun süredir devam ediyor. Robotların işimizi elimizden alması, insan dokunuşunun sentetik mükemmeliyetle buluşması, diyalogların gerçek bir “Human-Made” sertifikasyonuna ihtiyacı var. Ankara’da bir konferansta uzmanlar, “Human‑Made”ın ne kadar değerli olduğunu tartıştı. Konferansın sonunda katılımcılar, etik bir etiketin tüketici güvenini artıracağını söyledi.
“Sonsuzluğa kadar” diye bir sloganla, “Human‑Made” etiketi, GDO’suz gıda gibi bir bakış açısı sunuyor. İnsanlar, “Bu ürün gerçekten gerçek bir insan mı?” diye soruyor. Ne yazık ki, 2025 yılında yapılan bir anket, bu tür etiketlerin tüketiciler arasında %70 oranında ilgi gördüğünü gösterdi. Aynı anket, etiketin gerçekliğinin incelenmesinin de önemli olduğunu ortaya koydu.
Şimdi, “Human‑Made”ın ne kadar maliyetli olduğu sorusuna gelirsek, uzmanlar, bu etiketin üretim sürecinde ekstra kaynak gerektirdiğini belirtiyor. Bu ek kaynak, işçilik, kalite kontrol ve sertifikasyon süreçlerini kapsıyor. Bir örnek olarak, bir yapay zeka asistanının “Human‑Made” sertifikası almak için 3 ay sürüyor. Süre, maliyet ve kalite üç birimle aynı anda artıyor.
Sonsöz Gazetesi, bu konuyu “sokaktan gelen haber” gibi yerinde aktarıyor. “Yapay zeka” ile “Human‑Made” etiketinin birleşimi, geleceğin lüks tüketim maddeleri arasında yer alacak gibi. Ancak, bu etiketin gerçekliği hala tartışma konusudur. Daha fazla araştırma ve şeffaflık, bu etiketi daha da güçlendirebilir. Bakalım bundan sonra bu etiket ne kadar yaygınlaşacak?
Kaynak: Orijinal Haber